Kod Dostu

Kod Dostu

Denemeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Denemeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ne Ki Bu?

Ne ki bu;
Biz küçükken elimizde bonibon şekerleri olurdu,
Şimdi ise çocukların elleri renkli haplarla dolu.
Hep oku nasihatini iştirdik, "oku ki öğren",
Okuyoruz ama öğrenemiyoruz, tek öğrendiğimiz bilmediğimiz çok şey olduğu.
Küçükken arkadaşlık kardeşlik demekti, kanlarımızı karıştırıdık çocuk aklınca,
Şimdi arkadaşlık düşmanlık demek oldu, çocukların elleri kum değil kan oynar oldu.
Eskiden korktuğumuz karanlık içindeki hareketlerdi, yoganın altına girince kurtulurduk hepsinden,
Kurtulacak yerimiz kalmadı, gölgeler çoğaldı, her şey herkes tuzak kurar oldu.
Sevginin manası güven, özveri, bağlılık, özlem vb. iken,
Sevgiliye av gözüyle bakmak yeni doğdu.
Kardeş için var olmak, yaşından uzağı kardeş bilmek ant ile öğretilirdi,
Şimdi ise hayvani duygular kardeşlere uğrar, kardeşler birbirini saymaz oldu.
Olması gereken şeyler ertelenmezdi, insanları mutlu etmek mutlu ederdi bizleri,
Zaten olması, yapılması gerekenin adı artık iyilik yapmak oldu.
Sadece bilgili olmak değildir adam olmak, asıl olan davranış ile bunu tamamlamak,
Ortalık gereksiz kasıntı doldu, akıllıların yeri münzeviyat oldu.
Read More...

Aldatan Hisler

Ömür çok kısa.Önemli olan hayatı yaşayabilmek.Bir iz bırakabilmek!Ama nasıl?Ya bir yalansa?Ya da bir rüyaysa?Boşa mı gider emekler?Pembe pembe mi?Ya yeşilse?Ya ben ‘ben’ değilsem de SENsem?Duygularımız klasikse,bir daha yaşanamayacaksa?...

Belki de hem muhteşem hem de korkutucu olan akıbet yok olup gitmekse...Bedeninin her bir hücresinin apayrı yerlere-okyanus diplerine,bir dağdaki çiçeğin toprağına ya da masmavi gökyüzüne- dağılması!Ya düşüncelerin?!Onlarda ‘benim’ içimde.O zaman onlarda yok olup gidecek!Ama onlar sonsuza dek yaşayacak olan RUHumdaysa yok olup gitmeyecek,sonsuza akacak.Ve ey SEVGİLİ sen bedenimde değil ruhumun her köşesinde,dibindesin!Sonsuza dek benimlesin.

02 Mayıs 2008 Sibel PEHLİVAN
Read More...

Plan ve Ben

Plansızlık ne kadar kötü değil mi?Her geçen gün diyorum yarınımı planlayacağım diye.Şu saatte bunu yapacağım şu saatte uyuyacağım şu saate iş şu saatte eğlence.Ama olmuyor bir kaç gün devam ediyor böyle.Plana az çok uyuyorum ama istediğim gibi olmuyor.Ertesi gün -hoppala buda nerden çıktı-teyzemler geldi.Plan tamamen alt üst oldu.Daha başka bir gün misafir geldi.Plan yine alt üst...Ondan sonra bir daha plan falan yapmayacağım dedim.Daha sonra düşündüm ki ben planlarımı yazıya dökmüyorum.Evet evet tüm sorun buydu.

Hemen kağıda döktüm aklımdakileri.Evet tespitim doğruymuş.Birden daha bir düzenli gibi geldi gözüme.Hemen uygulamaya başladım. Güzel!!!Devam etti böyle bir-iki hafta kadar.Sonra yine bir huzursuzluk daha doğrusu mutsuzluk kapladı içimi.Şimdi ne oluyordu bana?İnsan kendini bilmez mi elbette bilir.Bende biliyorum kendimi. Şimdi de bir robotmuşum gibi geliyordu bana.Evet ROBOT.Belirli saatlerde uyuyan belirli saatlerde eğlenen.Tüm hayatını bir plan dahilinde yaşayan insan görünümlü ROBOT.Oysa ben içimden geldiği gibi yaşamaya karar vermiştim.Planımı bir kaç gün uygulamayacaktım.İçimden geleni yapacaktım....

Ne var ki en sonunda çözdüm kendimi.Bana en uyan bir plan yaptım kendime.Planlı plansızlık.Ne komik ama.Sıkılınca bir ara veriyorum planlara.Plansız yaşa.Ama bu da planlı olmuyor mu şimdi? İnsanın geleceği bilmemesi ne kadar kötü dün yaşıyordunuz bugünü bilmeden bugünü yaşıyoruz yarını bilmeden yarınlar kim bilir neler getirecek bize! belki üzüntü belki sevinç belki keder, hüzün ve de yalnızlık belki de neşe,mutluluk ve beraberlik cevap bulamayacağımız sorudur geleceğin nasıl oluşu aslında geçmişimizi de pek bilmeyiz dünyanın nasıl oluştuğunu ve nasıl yok olacağını ilk insanların nasıl yaşadığını da gelecekte nasıl yaşayacağımızı da Kocaman ve bilinmeyen iki seçenek duruyor önümüzde:geçmiş ve gelecek.Gelecek geçmiş olmakta ve bu hep böyle devam etmekte insanlar çocukken geleceğe özenmekte onu düşlemekte yaşlanınca da geçmişini aramakta sonuçta aranan zaman aynı.peki ya gençler? Evet hiç bahsetmediğimiz zaman onlara düşüyor şimdiki zaman şu an.


02 Mayıs 2008 Sibel PEHLİVAN
Read More...

Doğru da neymiş?

Bazen anlıyorsunuz ki hayatta tüm öğrendiklerinizin yalan olduğunu gerçek mutluluğun dostluluğun hatta aşkın olmadığını insanların kendi kendisini avutması için söylenen yalanlar olduğunu tüm insanlık boyun eğip kabul etmiş sürü psikolojisi gibi mutluluk yaşadık diyorlar sahte gülüşler sahte dünyalar mutluluk mu bu?
Onlara göre evet çığlık atsanız da duyamaz onlar sizi çünkü tıkalı kulakları gerçekler acıdır diye öğrenmişler ondan duymuyorlar gerçeği bilmiyor ki her acının sonunda bir güzellik var gerçekten var mı bilmiyorum şüpheliyim ama bekleyip görebilirim pekala ömrümü bir de bunun için harcayabilirim gözyaşlarınızı kimse silmez yavaşça süzülür gözlerinizden dudaklarınıza doğru teselliniz yoktur bakışlarınız tek noktada düşünceleriniz tek bir şey yalan mı? Sorusu ve o zamana anlıyorsunuz gerçeği tek başınasınız ve kocaman yalan dolu bir dünyadasınız en sevdikleriniz size öğretmiş bu yalanı yalan olduklarını bile bile yaşıyorlar yaşıyorlar siz ne yapacaksınız artık şimşekler çaktı kafanızda gerçek tam da karşınızda karar veriyor musunuz verebiliyor musunuz?



6 Nisan 2008 (Pazar) Sibel Pehlivan
Read More...
 
Copyright (c) 2012 Hüseyin KÜÇÜK
Php Yazılım Uzmanı, Öğretim Teknoloğu, Toplum Gönüllüsü