Kod Dostu

Kod Dostu

ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BEKLENEN VE BİR HİKAYE

http://files.myopera.com/azaze/blog/beklenen.jpg
Beklenen
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

(1937)

Necip Fazıl Kısakürek

Bu şiirle alakalı bir hikaye;

Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı.Okul salonundaydı maç. Tribünsüz, minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.. O kadar yakındılar..



Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi.. Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda..Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlıda yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar..



'Anladım' der gibi bir gülümseyişti bu.. Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için.. Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.



Dahası..Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme, çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı..Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı.. Kız bu defa, iyice gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce..



Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar.Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı.. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi. Bir yerde,bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü.. Kaptan: 'Tabii' dedi.. 'Bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız..'



'Mutluluk işte bu olmalı' diye düşündü delikanlı. 'Mutluluk işte bu..' Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı.. Konser gününü de hiç ama hiç unutmadı..O ne heyecandı öyle.. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yan yana düştüler. İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken ki, o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya, o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu işte elini.. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki.. Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi, uzandı.. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil.. Koltuğun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Birkaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu..


Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü..Konserden çıkarken, kız, şakalaştı.. 'Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak..'



Hayır, aramayacaktı..Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü.. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı.. Gece yarısı kalkan otobüse bindi..



Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi, en ön sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii.. İlk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki.. İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı..Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk, biraz da gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolej'de çok popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu..


Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garajlara gitti. Tek kelime konuşmadan.. Konuşmaya gelmemişti ki..Kız 'Keşke orada olsaydın' demişti. O da olmuştu işte.. Hepsi o..



Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında..Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe.. Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki..Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti, Kolejin önüne gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. 'Bu sana' diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan, kız, dizeleri okurken..

'Ne hasta beklerdi sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!..'



Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolej'in önündeydi gene.. Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı..Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet, çağırıyordu işte.. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken.. 'Sana bir şeyler söylemek istiyorum' dedi kız.. O da heyecanlıydı, belli..



'Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondan da hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çok hoşlandığıma.. Ve de şu anda, onu terk etmem için bir sebep yok.'



'O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse olmazsa, ara beni' dedi delikanlı ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından.. Bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden..



Yıllarca sonra Levent'in söyleyeceği şarkıdaki Sezen'in sözlerini o, o zaman biliyordu sanki. Aşk onurlu olmalıydı.. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı, seytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi.. Başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi.



Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü şiir aslında.. İlki kıza verdiği.. Bir ikinci dörtlük daha vardı o kadar.. O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu..



Bekleyiş sürüyor, sürüyordu..Okullar kapandı, açıldı.. Aylar, aylar geçti.. Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü.. 'Günlerdir seni arıyorum' dedi kız.



'Günlerdir seni arıyorum. İşte sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!..'



'Yaa' dedi delikanlı.. 'Yaa' dedi sadece..Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı..



'Yaaa!..'


Cebinde artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza.. 'Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün' dedi.. 'Bu da ikinci ve son dörtlüğü onun..'



Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan.. Kız dizelere bakarken..

'Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!..'



Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hâlâ düşünüyor..O uzun, çok uzun bekleyiş aşkını öldürmüş müydü, acaba?.


Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini yaşatmak için mi, yaşayanı silmişti yani?.. Yokluğunda bulmak bu mu demek oluyordu?..



Ya da.. Ya da..


Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp gitmişti, acaba? Delikanlı bu soruların yanıtını bugün hâlâ bilmiyor..Bilmediğini de en iyi ben biliyorum.. Çünkü, delikanlı bendim!...
Read More...

Ünlü Virüsler

Çernobil (CIH)
Bilgisayarlardaki BIOS çipini bozarak kalıcı hasara neden olan ve internette yayılan Çernobil virüsünün, Rusyadaki Çernobil faciasının yıldönümü olan 26 Nisanda aktif hale geçmesi bekleniyor.

Hür Türkiye Teknoloji Platformu Kurucusu Hakan Topuzoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde oldukça yaygınlaşan W95.CIH virüsünün bir türevi olan ve 1998de yazıldığı tahmin edilen Çernobil virüsünün, bilgisayarlarda kalıcı hasara yol açtığını söyledi.

BIOS çipinde bulunan programın üzerine birtakım bilgiler yazarak bilgisayarı açılamaz hale getiren virüsün, çeşitli zamanlarda aktif hale geldiğini belirten Topuzoğlu, şunları söyledi:

Bu virüsün sıklıkla yayılan versiyonu, 26 Nisanda aktif hale gelir. Ancak, herhangi bir ayın 26sında tetiklenen versiyonları da vardır. Bilinen 3 versiyonundan, Nisan ayının 26sında aktif hale geçen CCIH 1.2 TTIT ve CCIH 1.3 TTIT, herhangi bir ayın 26sında aktif hale geçen versiyonu ise CCIH 1.4 TATUNGdir. CCIH virüsü, Windows 95-98 işletim sistemi altındaki exe uzantılı program dosyalarına bulaşır. Virüslü program çalıştırıldığında, virüs belleğe yerleşir ve diğer çalıştırılan ya da kopyalanan programlara geçmeye başlar. Kendilerini bu dosyaların içindeki boş alanlara bulaştırdıklarından, virüs bir dosyada parça parça bulunabilir, ancak dosya boyutu aynı kalır. Çernobil virüsünün IBMe en çok rapor edilen virüsler listesinde 14. sırada yer aldığını kaydeden Topuzoğlu, internet üzerindeki tanınmış bazı web sitelerinden alınmış dosyalardan da virüsün yayıldığının belirlendiğini söyledi.

Güvenliğin Sağlanması
Topuzoğlu, virüsten korunmak için bilgisayara mutlaka anti-virüs programı yüklenmesi gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

Bilgisayarda virüs etkin hale gelmişse yapabileceğiniz en iyi şey düşünmeden işletim sistemini tekrar kurmaktır. Eğer bilgisayarınıza virüs bulaştığından şüpheleniyorsanız, bilgisayarınız açılırken del tuşuna basarak sistem tarihini geri veya ileriye alınız. Dikkat edilmesi gereken, tarihin herhangi bir ayın 26ıncı günü olmamasıdır. Bununla birlikte tarih 1 Ocak, 14 Şubat gibi özel günlere de rastlamamalıdır. Bilgisayar temiz bir sistem disketiyle açmalı, anti-virüs yazılımı çalıştırarak virüs temizlenmelidir. Topuzoğlu, erken yapılan uyarılarla Çernobil Virüsünün etkisinin en aza indirilebileceğini sözlerine ekledi
------------------------------------------------------------------------------


Tüm Internet Kullanıcılarının Dikkatine, Virüs geliyor…

Eğer size "Miss Russia.pps adında mail gelirse, sakın açmayın, hemen silin.. Bu yeni bir virüstür..
Microsoft, Mcaffee, Norton ve bu şekil koruyucuların en iyisi bile hiç bir fayda etmiyor ....
Eğer bu gelen maili açarsanız 30 saniye süren bir animasyon çıkıyor ve bu süre içinde tüm HDDniz siliniyor, internet korsanları IP ve mail adresinizi de ele geçiriyor ve sizin adınıza mailboxtaki adreslere mail gönderiyor.
-------------------------------------------------



MyDoom hortladı Doomjuice oldu
Geçtiğimiz hafta interneti işgal eden ve tarihin en hızlı yayılan virüsü olarak nitelenen MyDoom’un yeni bir versiyonu ortaya çıktı. Doomjuice (Kıyamet şerbeti) adlı yeni virüs Microsoft sitesine saldırdı ve sitenin bazı bölümlerinde aksaklıklara neden oldu.

Doomjuice bir önceki MyDoom saldırısında, ilk virüsü kapmış olan bilgisayarlara email yoluyla nüfuz ediyor ve bu bilgisayarlardan saldırıya geçiyor. Anti virüs uzmanları yeni versiyonun MyDoom A ve B’nin bir karışımı olduğunu ve öncekileri kadar hızlı yayılmadığını ifade etti.HERKES DIKKATLI OLSUN...
------------------------------------------------------

MATRIX
Eger size "Welcome to the matrix.pps" seklinde bir mail gelirse
sakin acmayin, hemen silin.. Bu yeni bir virustur..
hic bir fayda etmiyor . Eger bu gelen maili acarsaniz 10 saniye süren bir
animasyon cikiyor, ve bu süre icinde tüm HDDniz siliniyor,
internet korsanlari IP ve mail adresinizi de ele geciriyor
Read More...
 
Copyright (c) 2012 Hüseyin KÜÇÜK
Php Yazılım Uzmanı, Öğretim Teknoloğu, Toplum Gönüllüsü